Şikayetim Var!

Tanol Türkoğlu'nun 01 Nisan 2012 tarihli Ooof Off Line adlı köşe yazısından alınmıştır.

Internet şehre son gelen yabancı olduğundan, vatandaşın canını sıkan bir şey olduğunda bunu mümkünse internetle irtibatlandırmak işin kolayına kaçmak oluyor. Malum kötü haber geldiğinde önce haberciyi vururlar!

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ‘nun (BTK), geçtiğimiz günlerde TBMM Bilişim ve Internet Araştırma Komisyonu’na yaptığı sunumdaki verilere göre Türkiye, 487 bin 362 şikayet ile dünyada internetin en çok şikayet edildiği ülke konumundaymış (tabii diğer ülkelerin muadil yakınma hacimlerini bilmediğimiz için bu birinciliğin neye göre belirlendiğini anlamak kolay değil).

Haber kapsamında medyaya verilen bazı şikayet örneklerine baktığımızda sorunun internette değil de interneti detaylarını bilmeyen bireylerde olduğunu tespit etmek zor değil. Örneğin sarhoşken arkadaşlarının eşek şakasına maruz kalan birisi, çekilmiş olan uygunsuz videosunun internete verildiğinden şikayet ediyor; en büyük korkusu ise ailesinin bu videoyu görmesi. Dert babası BTK da “Senin arkadaşların eşekse internetin günahı ne” diyemediğinden bu tür taleplerle ilgilenmek zorunda.

Bir başka şikayette ise ebeveyn bir internet oyun sitesine kontür yüklemek için çocuklarının cep telefonu ile tanesi 30 TL olan kontürden 11 tane yüklediklerinden şikayet ediyor ve bu “soygun”un durdurulmasını istiyor. Hayır o siteyi yapanlar çocuklara zorla kontür yükletmişlerse tamam burada bir suç unsuru olabilir de sen özgür iradenle böyle bir şey yapmışsan internetin kabahatı ne?

İnsanın aklına doğal olarak şu ünlü deyiş geliyor: Kötü haber geldiğinde önce haberciyi vururlar!

Anlaşılan internet de burada dolaylı yoldan bu nahoş durumların müsebbibi olarak suçlanıyor. Hiç kimse aynayı kendisine tutup bakmıyor. Arkadaşlarını doğru seçemiyorsan bu senin suçun. Kendini kaybedecek kadar alkol alıp sarhoş oluyorsan bu da senin suçun. Çocuklarının eline tanesi 30 TL olan kontürü yüklemesini sağlayacak imkanı olan cep telefonu vermişsen bu da senin suçun.

Zamanında başka araçların başına gelen şey bugün de internetin başına geliyor. Şehre son gelen yabancı olduğundan bütün suçlar internete yüklenmeye çalışılıyor. TV de 900lü telefon hatları da yaygınlaşma sürecindeyken benzer suçlamalarla karşı karşıya kalmışlardı. TV bugün hala tartışılıyor. TV kanallarında yer alan dizilerin ya da magazin programlarının toplumu dejenere ettiği, aile düzenini bozduğu iddia ediliyor.

Ancak kimse bu dizilerin kendilerine zorla izlettirildiğini iddia edemiyor. Sen o dizileri seyretme bak bakalım o diziler kendilerine yer bulabiliyorlar mı? (Tabii karşıt görüş şu: O dizileri izlemeyeceğiz de ne yapacağız? Doğru; hayatını renklendirecek başka bir şey bulamıyorsan, diziler kaderin demektir).

Görünen o ki vatandaş kendisinin yönetilmesi yetkilerini bütünüyle devlete bırakmayı, şahsen emek sarfetmeye tercih ediyor. Çocuğumun ahlaki eğitimini ben vermeyeyim devlet versin. Çocuğumun teknolojik eğitimini ben vermeyeyim devlet versin! İmkanı olmayanlar için bu tolere edilebilir bir realite.

Ancak bundan güç alan devlet organlarının böyle talepleri olmayan vatandaşı da aynı kategoride ele alarak, “Sen anlamazsın dur ben senin yerine yapayım” demesi ne kadar doğru? Geçen sene aynı BTK’nın filtre konusunda bu ayrımı idrak etmesi için binlerce kişinin sokaklara çıkıp yürüyüş yapması ve “Internetime dokunma” demesi gerekti.

Acaba ben de bu mentaliteden mi şikayetçi olsam? Yoksa gereksiz yere şikayet sayacını artırmasam mı? Ne de olsa böyle birincilikler başarının değil başarısızlığın göstergesi.

 

Dijital Kültür” Kitapçılarda ! http://tinyurl.com/66d52mh

 

Cumhuriyet Bilim Teknoloji (1306) – Ooof Off Line Köşesi – 30 03 2012

Müşteriyle Sosyalleşmek

Tanol Türkoğlu'nun 10 Şubat 2012 tarihli Ooof Off Line köşe yazısından alınmıştır.

 

Her beş firmadan dördü Facebook’u müşterileri ile etkileşim kurmak için kullanıyor. Sözde müşteri odaklı olan ama süreçlerine bunu entegre edememiş olan firmalar sosyal medya destekli müşterileri karşısında dönüşmek zorunda kalacak! 

Müşteri ile sosyalleşmek yakın zamana dek iki boyutta ele alınıyordu. Müşteri iletişim kurduğunda onunla tatminkar bir etkileşim sağlamak ve A kategorisindeki müşterilere özel organizasyonlar yapmak.

Öte yandan müşterinin özellikle sıkıntı yaşadığı durumlarda firmasıyla iletişim kurması “müşteri şikayeti” olgusu çerçevesinde değerlendirilir ve bu süreç yarı otomatik imkanlarla izlenirdi. Webin çıkmasıyla birlikte büyük bir dönüşüm başladı.

Bu dönüşüm iki aşamada değerlendirilebilir. Öncelikle müşterinin “şikayet” kategorisinde ilettiği bilgiler, firmalar tarafından daha yapısal bir şekilde ele alınmaya başladı. Büyük CRM (müşteri ilişkileri yönetimi) paketlerinin içine “müşteri şikayeti” modülü olarak giren bu süreç bu konuya odaklanmış firmalar tarafından özel altyapılar olarak da üretilmeye başladı.

Odaklanmış bu altyapılar, örneğin internet ya da telefon gibi kanallardan iletilen müşteri şikayetlerini şirket içinde önceden belirlenmiş bir süreç çerçevesinde takip altına alınan bir olgu haline getirdi. Gelen şikayet bildirimlerini değerlendiren organizasyonel ünite ilgili birime iş ataması yaparak bilgisayar üzerinden şikayetin ve bununla ilgili şirket içinde alınan aksiyonların takip edilmesini sağlar hale getirdi. Sürecin her aşamasına monte edilmiş olan hizmet standardı, ilgili bir masanın alması gereken aksiyonu geciktirdiğinde bunun yönetim kademesi içinde gözlenebilir hale gelmesini olanaklı kıldı.

Bugün artık müşteri şikayeti bir kenarda unutulan bir dilekçe olmaktan çıkmıştır. Firmalar gelen şikayetlerin neticelerini müşterileri ile paylaşma sürecine de önem vermeye başladı. Bunun için çağrı merkezi altyapıları sürece entegre edildi. Web 3.0’da hayali kurulan yazılı bir metni insan müdahalesi olmadan “anlama” imkanı, sürece dahil edilmeye başladı. Artık bir müşteri şikayet metni, uzman sistem bilgisayar yazılımları sayesinde içinde kullanılan kritik kelimeler değerlendirilerek yorumlanabiliyor. Bu da müşterinin yakınmasına firmanın çok daha hızlı cevap vermesini sağlayabiliyor.

Teknolojinin fırsat eşitliği sağladığı dünyamızda artık ülkeler ekonomik ya da politik güçlerine bakılmaksızın teknoloji ve onun uygulandığı alanlarda söz sahibi olabiliyor. Örneğin yukarıda sayılan özellikleri sunan %100 Türk sermayeli yazılım firmalarımız da var (bkz. www.Formalistech.com)

İkinci aşama olarak sosyal medya müşteri etkileşim sürecinde önemli bir rol oynamaya başlıyor. Bunun ilk evresinde bağımsız olarak kurulmuş olan web siteleri web 2.0 mimarisinin sağladığı imkanlarla hizmet aldığı firmadan şikayeti olan bireylerin yakınmalarını sergiler hale geldi. İkinci evrede ise bireyler Facebook, Twitter gibi siteleri bu şikayetlerini paylaşma ortamı olarak kullanmaya başladı. Firmalar da genelde interneti özelde ise sosyal medya sitelerini takip ederek, kendileriyle ilgili yayınlanmış olan olumlu ya da olumsuz bir içeriği anında öğrenmekte ve gerekli gördükleri durumlarda geribildirimde bulunmaktalar.

ABD’de Eylül 2011 tarihli bir araştırmaya göre her beş firmadan dördü Facebook’u bu etkileşimi sağlamak için kullanıyor. Twitter ise her beş firmadan üçünün tercihi durumunda. Firmaların yarısından çoğu sosyal medya sitelerinin bu açıdan kesinlikle önemli olduğunu düşünüyor.

Sosyal medya sayesinde müşteri ile firma arasındaki görünmez duvarlar ortadan kalkıyor. Sözde müşteri odaklı olan ama iş süreçlerine bunu layıkıyla idrak ettiremeyen firmalar sosyal medya destekli müşteri karşısında yenilgiyi (!) kabul etmek zorunda kalacaklar.

 

Dijital Kültür” Kitapçılarda ! http://tinyurl.com/66d52mh

 

Cumhuriyet Bilim Teknoloji (1299) – Ooof Off Line Köşesi – 10 02 2012
http://ooofoffline.wordpress.com/2012/02/10/musteriyle-sosyallesmek/
 

DEVİR “MÜŞTERİ DEVRİ”

Tanol Türkoğlu'nun Cumhuriyet Gazetesi Bilim Teknoloji Eki 03 02 2012 tarihli Ooof Off Line köşe yazısıdır.

Sosyal medya Müşteri Devri’nin başlamasını, gelişmesini sağlayan olgu olarak yerini alıyor. Artık bireylere ulaşmanın en yaygın yolu sosyal medya siteleri olacak. Üç evreden geçen ticari ilişkiler, bu dördüncü evre sayesinde radikal değişiklikler yapmak zorunda kalacak. Evet; yine !

Internet teknolojileri ve özellikle de sosyal medya imkanları sağolsun, artık fiziksel alışveriş yapan müşteri bulmak giderek daha da zorlaşacak. Bireyler, bilgisayar başından kalkmadan ya da akıllı cep telefonları sayesinde diledikleri anda ve diledikleri yerden sanal olarak alışveriş yapabilmekte.

Mobil imkanlar sayesinde e-ticaret rakamları giderek daha büyük hacimlere ulaşıyor. Global e-ticaret rakamlarının 2012’de 13 milyar doları aşması bekleniyor.

20. yüzyılın başından itibaren global anlamda ticari faaliyetlerin dört evrede ele alınabileceğini öne süren iddialar var. Bu devirler ve etkiledikleri zaman periyodu şu şekilde ifade edilmektedir : 

  • Üretim Devri   : 1900 – 1960
  • Dağıtım Devri : 1960 – 1990
  • Bilgi Devri      : 1990 – 2010
  • Müşteri Devri  : 2010 – ? 

Üretim Devri’nde anahtar üretim hattı olgusunun yaygınlaşması, toplu üretimimkanlarının gelişmesidir. Ekonomiye bu olgu yön verir. Bu devrin öne çıkan markaları Ford, General Electric.

İkinci devir, malların global olarak nakliye edilmesinin kolaylaştırılmasıyla yaşanmıştır. Böylece seri üretim bir yanda devam ederken, ilk devirde bu üretimin sonuçlarından istifade edemeyen bölgeler ve insanlar da Dağıtım Devrisayesinde bu mallara erişebilir, onları tüketebilir hale geldiler. Global anlamda bu devrin öne çıkan markaları WalMart, Toyota, UPS.

Bilgisayarların ortaya çıkması ve tedarik zincirinin iletişim ağları üzerinden birbirine bağlanması sayesinde bir Bilgi Devri’nden, bilgi çağından bahsetmek mümkün hale gelmiştir. Böylece dijital ortamdan bilgiyi toplayan, bunları değerlendiren ve sonuçlar üretenler, ticari süreçte kendilerine bir rekabet avantajı yaratır hale geldiler. Amazon, Dell, Google öne çıkan markalar.

Bilgi çağı ve bununla paralel değerlendirilebilecek olan bilgi toplumu olguları farklı coğrafyalarda farklı hızlarda idrak edilirken, artık ticari faaliyetler açısından dördüncü bir evreden söz edilmeye başlandı. Bu da Müşteri Devri’dir.

Bilgi Devri imkanları sayesinde bilgiyi değerlendirme sürecine ortak olan bireyler, kendi başlarına kendilerine yarayacak bilgiler üretmeye başladılar. Ve artık yeniden üretilen bu bilgi sayesinde birey klasik tabirle çok daha “bilinçli tüketici” olma yolunda ilerliyor. Tüketicinin bilinçlenmesi sadece tüketiciyle ilgili bir olgu değil. Ticari hat üzerindeki tüm partilerin kendi iş süreçlerini de buna göre yeniden gözden geçirmesi gerekecektir.

Bireyi güçlendiren bu sürecin dominosu ise sosyal medyadır. Birey sosyal medya sitelerinde, güvendiği kişilerin önerileri, deneyimleri sayesinde tanıştığı markalara olan güvenlerini oluşturmakta, onlarla ticari ilişkiye girebilmektedir. Sanal sosyal ilişkilere dayanan ticari işlemlerin oranı, giderek ana-akım medyadaki reklam ve bilgilerin etkisini geride bırakmaktadır.

Bireyler sosyal medya sayesinde ilişki içinde oldukları firmalarla da direkt ve aktif bir iletişim içine girebilmekte, gerek şikayet gerekse de memnuniyetlerinibirinci elden ve doğrudan firma yetkililerine ulaştırabilmektedir.

Eskilerin “Müşteri velinimettir” sözü belki de şu şekilde değişecektir: “Ben velinimetim!”

Dijital Kültür” Kitapçılarda ! http://tinyurl.com/66d52mh

Cumhuriyet Bilim Teknoloji (1298) – Ooof Off Line Köşesi – 03 02 2012

2011: Mi4biz için Arge çalışmaları ve yenilikler ile dolu bir yıl

Yarattığı istihdam ve iş gücü ile lokomotif sektörlerden olmaya aday çağrı merkezi sektörü, büyük ve orta ölçekli işletmelerde her geçen gün daha geniş bir tabana yayılıyor. Ekonomik gelişmeler, kurumlararası yeni rekabet alanları yaratıyor. Sadece müşteri ilişkilerinin yönetildiği bir merkez olmaktan çıkan çağrı merkezleri, kurumlar için yükselen bir rekabet alanı haline geliyor. Hizmet kalitesini artırma ihtiyacı, çağrı merkezlerini, kurum içi operasyonel birimler ve sistemler ile daha bütünleşik bir yapıda çalışmaya yönlendiriyor. Formalis Bilgi Teknolojileri olarak, müşteri istek ve şikayet yönetiminde çağrı merkezi ve operasyonel birimler arası koordinasyonu sağlayan Mi4biz yazılımı için 2011 yılında ARGE çalışmalarında iletişim kanallarını etkinleştirme konusuna ağırlık verdik.

Üniversitelerle ARGE işbirliği sonucu geliştirdiğimiz ve ISSUE INTELLIGENCE adını verdiğimiz machine learning özelliği ile çağrı merkezlerine gelen epostaların kategorizasyonu otomatik olarak yapılabilmektedir. Çağrı merkezi çalışanlarının iş yükünü hafifleten bu uygulama sayesinde, eposta ile gelen bildirimleri okumaya zaman harcamanıza gerek yoktur. Farklı sektörlerde yapılan değerlendirmelerde %99.5’lik doğruluk oranına ulaştığı gözlenen Mi4biz, 1 saniyenin altında ortalama yanıtlama süresi ile dikkat çekmektedir. Çağrı merkezi çalışanının doğru kategorilendirme oranı, sektöre göre farklılık gösterse de %80 - %90 arasında değişmektedir. Böylece, hem müşterinin bildirimi en hızlı ve doğru yöntemle işlenmiş, hem de firma üzerindeki yük en aza indirgenmiş olmaktadır. Bununla birlikte Mi4biz, firmaya müşteri davranışları ve ürün/hizmet iyileştirme gereksinimleri ile ilgili bilgiler sunabilmektedir.

Yine 2011 yılında geliştirdiğimiz canlı destek uygulaması Helpalive ile kurumların müşteri taleplerine anında yanıt verebilmesini hedefledik. Tüm yazışmaların kayıt altına alındığı Helpalive üzerinde müşteri bilgileri, geçmiş bildirimleri ve chat oturumları tek ekrandan takip edilebilmektedir. Özellikle bankacılık sektöründe, “chat bankacılığı” çalışmalarına uygun bir ürün olan Helpalive, internet bankacılığı sistemleri ile entegre olabilmektedir. Web tabanlı yapısı sayesinde, kurulum gerektirmediği için uzak lokasyonlara kolayca yaygınlaştırılabilmektedir. Şubeler, mağazalar, birimler arası iletişim aracı olarak da kullanarak, kurum içi iletişim maliyetlerini azaltmaya yardımcı olur. ARGE çalışmalarımızın diğer bir meyvesi  de kendini mobilite alanında gösterdi. “Mi4biz mobile” ile mobil cihazlardan bildirim girişi ve takibi yapabileceği gibi müşteriler de bildirimlerini mobil cihazlardan iletebilmekte ve takip edebilmektedir.

2012: Sosyal Medya Çağı

Giderek artan sosyal medya trendi, 2012 yılında pek çok sektörde olduğu gibi çağrı merkezi sektöründe de etkili olacağa benziyor. Takip edilmesi gereken, müşteri ile yeni bir iletişim kanalı olarak görülen sosyal medya alanlarını, mevcut sistemler ile bütünleşik bir yapıda yönetmek ihtiyacı doğmuştur. Çalışmaları devam eden ve 2012 yılında hizmete sunacağımız yeni uygulamalar ile sosyal medya yönetimi konusunda Mi4biz kullanıcılarına yenilikler sağlamayı hedefliyoruz. 

Uçtan Uca Şikayet Yönetimi

Günümüz satış stratejilerinin odak noktasında “müşteri” yer almaktadır. Sunduğu ürün ya da hizmetlerin ötesinde; müşterisini anlayan, müşteri memnuniyetini amaç edinmiş kurumlar başarılı olabilmektedir. Şikayet yönetimi ve satış çalışmalarının bütünleşik bir yapıda müşterinin değişen ihtiyaç ve beklentileri ile sürekli yenilenmesi gerekmektedir. Bu anlamda şikayet yönetimi kurumun tüm birimleri çerçevesinde bütünleşik olarak yürütülmesi gereken bir organizasyon haline gelişmiştir. 

Gün geçtikçe değişen sosyal olgular ve müşteri talepleri, şikayet yönetim faaliyetlerinin sürekli geliştirilmesini ve iyileştirilmesini gerektirmektedir. İstek ve şikayet yönetimi konusunda geliştirilmiş uzman bir araç olan Mi4biz, gelişim ve değişim ihtiyaçlarına hızla cevap verecek güçlü ve esnek altyapıya sahiptir. Mi4biz üzerinde tasarlanan şikayet yönetim süreçleri ihtiyaç duyulduğunda hızlı ve kolay bir şekilde iyileştirilebilmektedir.

Mi4biz, şikayet yönetimine esnek, bütünleşik ve yenilikçi bir bakış açısı ile yaklaşmaktadır. Tümüyle WEB tabanlı bir uygulamadır; internet ve intranet sistemlerinde çalışmaktadır. Kurulum ve güncelleme gerekmeksizin; şikayetleri kurum çalışanından müşteriye, tedarikçiden bayiye tüm paydaşların yer alacağı tek bir platform üzerinde, uçtan uca çözümleme imkanı sunmaktadır. Aynı zamanda, şikayet yönetiminde tüm iletişim kanalları ile entegre olabilmektedir. Böylece şikayetleri uçtan uca çözümlerken, iletişim sorunlarını ortadan kaldırmakta ve müşterilere istedikleri iletişim kanalıyla, kuruma ulaşabilme özgürlüğü sunmaktadır.

Mi4biz, şikayet yönetim süreçlerini kurumsal  prosedürler ışığında, önceden tasarlanma imkanı sunmaktadır. Şikayet konu başlıkları kategorize edilebilmekte ve her konu başlığına özel çözüm süreçleri tasarlanabilmektedir. Çözüm süreçlerinde görev alacak birimler ve görev süreleri önceden tanımlanabilmektedir. “Eskalasyon Zinciri” ile adımlarda yaşanacak gecikmeler sürekli gözlenmekte ve kontrol edilmektedir. Süreçlerin işletilmesi esnasında yapılan tüm işlemler kayıt altına alınmaktadır. Böylece şikayet yönetim süreçlerine ait veriler depolanmaktadır. Mi4biz sunduğu zengin dashboard ve rapor seçenekleri ile bu verileri anlamlı bilgilere dönüştürmektedir.

Dashboard adını verdiğimiz panel, yöneticilerin sistemlerini daha etkin bir şekilde izlemesini ve yönetmesini sağlamaktadır. Şikayetlerin güncel durumları, ortalama çözüm süreleri, müşteri cevaplama süreleri, gecikmeler veya müşteri memnuniyet düzeyi gibi değerleri grafikler ve tablolar eşliğinde anlık olarak sunmaktadır. Mi4biz, zengin rapor seçenekleri ile performans ölçme ve süreçleri iyileştirme fırsatı verir. Günden güne genişleyen rapor özellikleri her yeni versiyonda daha da zenginleşmektedir. ISO metodolojisi ile uyumlu yapısı sayesinde ISO 10002 Müşteri memnuniyeti kalite sertifikasına, Mi4biz ile kısa sürede sahip olmak mümkündür.

Mi4biz’in sürekli geliştirilen özelliklerine, her geçen gün bir yenisi eklenmektedir. 2010 yılı içerisinde geliştirilen “Online Mesajlaşma” ve “Mobil Erişim” özellikleri, Mi4biz kullanıcıları tarafından büyük ilgi görmüş ve şikayet yönetim süreçlerinde iletişim kanallarını genişletmiştir. Mobil erişim özelliği ile saha çalışanları ve müşteriler mobil cihazlar ile şikayet yönetim süreçlerine dahil olabilmektedirler. “Online Mesajlaşma” özelliği ile müşterilerin taleplerine anında cevap verilebilmesini sağlamaktadır.  “Selfdesk-Knowledgebase” özelliği ile şikayet yönetim süreçlerinde yaşanan deneyimler Mi4biz üzerinde kayıt altına alınabilir, böylece benzer sorunlar daha oluşurken çözümlenebilmektedir. Dinamik arama motoru sayesinde, anahtar kelime ile arama yapıldığında Mi4biz çeşitli öneriler sunmaktadır. Mi4biz kullanıcıları ve müşteriler bu özellikten faydalanırken, zaman ve maliyet avantajı sağlanmaktadır. 2011 yılı içerisinde ARGE çalışmaları sonucu, yapay zeka uygulaması “Issue Intelligence” geliştirilmiştir. Mi4biz, şikayet yönetim alışkanlıklarını öğrenebilmekte ve geçmiş veriler doğrultusunda, şikayet metinleri ile ilgili öneriler sunabilmektedir. Mi4biz, yarattığı akıllı süreçler ile şikayetin kategorisini seçebilir, ortalama çözüm süresini tahmin edebilir ve bildirimin türünü belirleyebilir.

Yeni dönemde, şikayet yönetimine sosyal medyayı da dahil etmeye olanak sağlayacak Facebook ve ipad/iphone aplikasyonlarının Mi4biz kullanıcılarına sunulması hedeflenmektedir. 

Müşterilerinizi Bulutların Üzerinde Tutun

Bilişim dünyasında, sahne ışıklarının altında yeni bir tartışma konusu “cloud computing” ya da Türkçe çevirisi ile “Bulut Bilişim”... Bilgi teknolojilerinin hayatın her alanının önemli bir parçası haline gelmesi ve Google, Yahoo gibi sektör devlerinin de atılımlarıyla bulut bilişimin yıldızı her geçen gün artarak parlamaya devam ediyor.

60’lı yıllarda veri anabilgisayar üzerinden diğer bilgisayarlara dağıtılıyordu. 80’lere geldiğimizdeyse kişisel bilgisayarların çıkması ile veri paylaşımı yerini kişiselleşmeye bıraktı. Günümüzde ise bulut bilişim kavramı ile farklı donanım ve yazılımlara uzaktan sahip olabiliyoruz. Tarihçeye baktığımızda genel yaklaşımın her zaman bağımsız çalışmaya yönelik ilerlediğini görüyoruz. Önce bir ana bilgisayara bağımlıydık; ardından donanım bağımlılığı yerini yazılım bağımlılığına bıraktı. Son dönem de ise bulut bilişim ile şirket server’larında  barındırdığımız yazılımlara olan bağımlılık da ortadan kalkmış oldu.

İhtiyaç duyulan yazılımların ve uygulamaların kurum dışında, uzakta yer alan diğer bilgisayarlarda tutulması sayesinde kurulum ya da güncellemeye gerek olmadan, internete erişimi olan hemen her yerden istenilen uygulamaya ulaşabilme imkanı bulunmaktadır.  Ölçeklenebilir kullanım imkanı, operasyonel yükleri hafifletmesi, sağladığı maliyet ve iş gücü avantajı ile bulut bilişimin popüleritesi her geçen gün artmaktadır.

Müşteri istek ve şikayet yönetimi uygulamamız Mi4biz, değişen ihtiyaçlar ve gelişen teknolojiler doğrultusunda WEB 2.0 ve bulut bilişim mimarisi ile geliştirilmiştir. Kullanıcılara SaaS – Software as a Service modeli ile sunulmaktadır.

Kiralama modeli olarak da adlandırabileceğimiz SaaS modelinde, Mi4biz yazılımı bir hizmet şeklinde aylık olarak kiralanabilmektedir. Kullanıcı bazlı yapılan kiralama modeli ile kurum maliyetten iş gücüne pek çok konuda büyük avantajlar sağlamaktadır.

Başlangıç maliyetlerinde avantajlar

Kiralama modelinde sunucu, işletim sistemi, veri tabanı, internet erişimi gibi konularda yatırım yapmanıza gerek yoktur. Mi4biz sunucuları, Turk.net üzerinde bulunmaktadır. ISO 27001 Bilgi Güvenliği Sertifikasına sahip Turk.net aynı zamanda internetin omurgasında yer almaktadır, internete çıkış tartışmasız en hızlıdır.

 Gelişen teknoloji avantajı

Mi4biz, 20 kişilik bir ekip tarafından sürekli geliştirilmektedir. Mi4biz kullanan kurumların bakım ve işletim için ek çalışan gücüne ihtiyacı yoktur.  Kiralama modeli ile yapılan iyileştirmelerden ve yılda bir kez çıkarılan yeni versiyondan ücretsiz faydalanma imkanı vardır. Mi4biz sistemleri dynaTrace ve diğer performans ölçümleme araçları ile sürekli gözlenmekte ve kontrol edilmektedir. İnternet erişim kapasitesi, kurumların sahip olabileceğinden çok daha yüksektir, daha hızlıdır. Şikayet yönetim verileri güvenle korunan, kuruma ait veritabanı üzerinde işletilmektedir.  Düzenli olarak yedekleme yapılabilmektedir.

 Sürekli maliyetlerde avantajlar

Yazılım bakımı için herhangi bir ek ücret talep edilmemektedir. Mi4biz için hiç bir donanım yatırımı yapılmadığı için donanım bakımları konusunda da avantaj sağlanmış olur. İşletme ve süreklilik maliyetlerinde ve faaliyet giderlerinde de avantajlar sağlamaktadır.